AĞIR METAL DE NE? YENİR Mİ?

Geschrieben am: 16 April 2018, von:

Ağır metaller vücudumuzda normal şartlarda doğal yollardan besinler ve solunum sistemi ile alınan ve birikim oluşturan elementler. Ağır metallerin vücuttan doğal yollar ile atılımı neredeyse çok çok zor ve hiç bir faydalı kullanım alanı da yok.

Peki faydalı kullanım alanı yoksa bunların vücutta işi ne?

Yaştan bağımsız olarak bir yetişkin, cocuk ya da bebek, bugün ilkel çağlara göre ortalama 9 kat daha fazla ağır metale maruz kalıyor. Ülkemizde en büyük ortalamalar Kocaeli, Istanbul ve Ankara’yı gösteriyor. Normalde Kadmiyum, aliminyum, bakır, civa gibi elementler doğada bileşikler halinde bulunmakta ve eser miktarda rüzgar ve sular aracılığıyla biyokütleye taşınabilmekte. Ancak endüstriyel kirlilik ve biyosferde insan eli ile olumsuz değişen şartlar bugün pandoranın kutusunu açtı. İçinden çıkanlar da pek sağlıklı şeyler değil.

Normalde ilkel yaşam koşulları sürüyor olsaydık, hayatımız sadece avcılık ve toplayıcılık yaparak geçecek, hedefimiz sadece hayatta kalmak için yiyecek bulmak ve kendimizi vahşi hayvanlara ve düşman kabile üyelerine karşı korumak olacaktı. Ancak modern dünyada bugün çalışmak ve para kazanmak, çocuklarımızı, eşimizi doyurmak, evimizin temiz tutulması öncelikli her ihtiyacımız başta beslenmeden önemli. Hangimiz günde belli saatlerde yemek yiyor ve ara öğün yapıyor. Özellikle kadınlar ve yenidoğanlar ağır metallere karşı daha savunmasız.

Şimdi beslenmeyi neden ağır metaller ile aynı konuda dile getirdim biliyor musunuz? Çünkü vücudumuzda ağır metaller ile savaşan bir tek şey varsa o da aldığımız antioksidanlar.

Sigara yolu ile ağır metal alıyoruz. Şarapta da belli oranlarda ağır metal var. Diş macunları zaten florür içeriyor ve dünya muhtemelen intihar ettiğinin farkında bile değil.
Bunlar ayrıntı, gelelim vücudumuzda neler yapıyor ve cildimizde nasıl kendisini gösteriyor.

Kendinizi aç bıraktığınız her hangi bir günde vücut metabolik olarak kullandığı Çinko’yu alamazsa, molekül yapısı ona çok benzeyen Kadmiyum’u kullanır. Sonuçları tahmin ettiğimizden ağırdır.

Kısa Dönemde Etkiler

Erken dönemde, başarısı – migren, mide bulantısı, yorgunluk, sebepsiz kas ve sırt ağrıları, kabızlık, ateş gibi şikayetlere neden oluyor
Ağır metale maruz kalan kişilerin ciltleri soluk ve dudaklardaki pembelik de azalmış mora yakındır. Cilt ne yaparsanız yapın kurudur ve sağlıksız bir görüntü eşlik eder. Dikkat edin vücut gelişme çağındaken bu belirtiler çok görülmez, ancak 30 yaş üstü kadınlarda bu tablonun görülme sıklığı artmıştır.

Uzun Dönem Etkiler

Diyabet (şeker hastalığı), kanser, tansiyon gibi metabolik hastalıklara sebebiyet verebilir. Ayrıca bazı ağır metaller, nörolojik fonksiyon bozuklulukları, zekada gerileme ve Alzheimer Hastalığı’na neden olabilir.

Koltukaltı Rolonları ve Mutfakta Kullanılan Aliminyum Folyo : Aliminyum Tuzu (Hızlı zehirliyor)
Diş Macunu : Florid (Kanser Minerali olarak da biliniyor)
Teflon Tava ve Tencereler : Tri Etilen Fosfat
Balık Konserveleri, Midye ve İstiridye – Diş Dolguları (Amalgam) – Rafine Edilmiş Sofra Tuzu : Civa (Hızlıca zehirliyor)
Sigara ve Tütün Ürünleri : Kadmiyum (Yavaşça zehirliyor)

Burada liste daha uzuyor ama en belirgin olanlar şu anda bunlar.

Modern diyetler ve detoks gibi post modern yaklaşımlar ve coğrafyada yüzyıllardır süregelen sağlıklı beslenme şeklini terkettiren sözde modernleşme, yeterince iyi antioksidan alınamamasına, bakteri biotasının bozulmasına neden olmakta. Bu da vücudun endüstriyel serpinti sonucu aldığı ağır metaller ile savaşta yenik düşmesine sebebiyet vermekte.

Cildimiz vücudumuzun aynası. Cildimizde her neler oluyorsa, bilelim ki sadece yapılan kimyasal peelingler, kullanılan kremler değil bunun yanı sıra beslenme şeklimiz ve vücudumuzun yapısına uygun bir hayat tarzı sürmemizinde sağlıklı seyrini devam ettirmede etkili.

Bu kadar bilgi ardından bilmemiz gerekenler,

Ozonlabs ile vücut detoksu yazımda bildirdiğim üzere, yüksek klorin konsantrasyonuna dayanıklı virüsler ve ağır metaller üzerinde etkili Ozonlabs ve bilinen en iyi elektrolitlerden biri kaya tuzu vücudun sakinleştirilmesi için bir banyo küvetinde kullanılabilir. Bunun yanısıra beslenme dengesini gözetin. Kendinizi meyvesiz, sebzesiz ve evde yapılmış yoğurt gibi besinlerden yana asla mahrum bırakmayın. Yiyeceklerin ağır metallere karşı savaşabilmesi için gereken antioksidan ve vitamin değerleri pişen sebzelerde muhakkak çok yavaş ateşte olmalıdır. Eli çok hızlı maşallah 1 saatte 4 tencere yemeği önümüze koydu deyip alkışlamayın. Marifet yemekleri hızlı pişirmekte değil, değerlerini koruyarak, lezzetini doğal yollardan koruyarak pişirmekte.

Beslenmede yapılan en büyük hata, hızlıca pişirilmiş ve mikrodalgada 5 dakikada sırf karnımızı doyurmak için sofraya koyduğumuz yiyeceklerdir. (Boş besin)
Annemin bir sözü var : Yiyeceklere kendimize davrandığımız gibi nazik davranmalıyız. Yoksa bize istediğimizi vermezler.

Şahsi fikrim, mikrodalgada pişirilmiş, hızlıca alelacele hazırlanmış hiç bir yemeği yemem. Dışarıda margarin kullanılmış ya da kaynağı belirsiz hiç bir yiyeceği tüketmem. Çiğ sebze ve meyveyi sirkeli suda bekletir, haşlanmış brokoli yerim ama bu yukarıda saydığım cinsten hiç bir şeyi yemem.

Ozonlabs ile ayda en az 2 kez vücut detoksu yaparım ve kendimi asla kilo alıyorum diye aç bırakmam. Gerekirse koşacak çok yol var. İki gün hızlıca çıkıp yürümek bir çok aç geçen zamandan daha zahmetsiz..

Yaşamak mesai gerektiren bir iş vesselam.. Ancak en önemli iş..

Sağlıkla,

3 thoughts on “AĞIR METAL DE NE? YENİR Mİ?

  1. Merhaba Balası un.canli yayına katıldım bir kaç oradan çok yazamıyoruz. Evet ağır metaller çelik tencer.vs.ama yediğimiz sebze ve meyveler hepsi hormon fışkırıyor maydonoz alıyorum öncelik le kereviz yaprağım ı acaba diye kokluyorum paprika alıyoruz karpuz kadar sırf hormon her şey hormon almanyada yaşıyorum her şey kontrollü güya ama görünürde öyle değil bilemiyorum tabiki hangisi ne dikkat edicez o kadar çok şey var ki çok üzülüyorum ama yapicak bir seyimiz yok Balası hn.canili yayınlarınız çok güzel lütfen devam edin çok teşekkürler.

    1. Mihriye Hanım öncelikle gösterdiğiniz hassasiyete çok teşekkür ederim. Her ne kadar ekolojik bozulma ve kimyasal müdahaleler nedeniyle sağlığımız tehdit altında olsa da yapılabilecek bazı pratik şeyler var. Mesela sebze ve meyvelerin sirkeli suda bekletilerek ardından durulanması bunlardan biri. Hazır gıdalardan kaçınarak, evde reçel, komposto ve konserve yapılması, genelde zamandan kazanmak için hazır satın aldığımız ürünlerin evde hazırlanması daha makul de görünüyor. Kısacası yaşamak ciddi bir iş ve zamandan kazanmak için sağlığımızdan olmamak adına bu tür gözlemleri paylaşmaya devam ediyoruz. Canlı yayınlara katılımınızı bekleriz. Sevgiler..

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *