ROZASE HAKKINDA BILMENIZ GEREKENLER

Geschrieben am: 14 December 2018, von:

Acne Rosacea / Rozase / Gül Hastalığı 

Acne Rosacea başınızın belası mı? Yoksa geldiği gibi gidecek bir misafir mi? Bu yazımda yıllarca akne rosace hastalığı ile savaşmış ve bu kronik rahatsızlığı yaşamış kişilerin deneyimleri, geliştirdiğimiz ürünlerdeki etken maddelerin literatürde bu rahatsızlık adına nasıl savaştığı ile ilgili bilgiler vermek istedim.

Akne kavramı oldukça geniş olmasına rağmen aslında iki türü oldukça sık rastlanıyor. Akne Vulgaris yanaklar, burun kenarları ve alın, çene bölgesinde yaygın, iltihaplı kistik bir enflamasyon (yangı)

Akne Rosacea ise bazılarının Roza olarak belirttiği gül hastalığı olarak da bilinen bu rahatsızlığın temeli tabiki ve yine bağışıklık sistemi. Cahelicidin ve buna bağlı bazı biokimyevi maddelerin Rosacea yani Gül Hastalığı’nı alevlendiren faktörlerde artışa neden olduğunu belirtiyorlar. Bu faktörlerin ısı, UV ışınlarına maruz kalınması ve Demodex Folliculorum adlı bir mikroorganizma ile temas olabileceği ifade edilmiştir.

Başka bir iddia ise karaciğer mast hücresinin cathelicidins üreten enzimi tetikliyor ve Acne Rosacea alevleniyor. Bu enzimin salgısında aktif rol oynayan PACAP adındaki nöropeptitin ciltteki bu enflamasyon(yangı) ve cathelicidins salgısından sorumlu olduğunu gösteren bir araştırmada Dr. Ferda Çevikbaş tarafından Kaliforniya Üniversitesi’nde çalışılmış. Kısacası, nedenini bilemediğimiz ancak düşündürücü, literatürde sıklıkla karşılaşılan bu bağışıklık sisteminin insan vücudundaki etkileri olarak sunulan ve her kapının bağışıklık sistemine çıkması da sonuçta çözümsüzmüş gibi bir algı ve intiba oluşturması durumu bizi üzüyor.

Gelelim hastalarımızdan gelen dönüşlere. Ozonlabs O3RSS Serum etken maddesi Glycozone yani Ozonated Olive Oil tıbbi literatürde bir çok makalesi bulunan, nadir görülen bir çok mukoza ve cilt hastalığında topikal olarak uygulanan ve doku oksijenasyonu sağlayan bir içerik. Tıbbi terimler bizi yormasın ancak ozonlandırılmış zeytinyağının tıpta yangıları önleyici ve faktör salınımlarını dengeleyici bir içerik olduğu biliniyor. (makale)

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5678031/

Bu anlamda bize gelen kullanıcıların bir çoğu uzun  dönem kortizon kullanmış ve kortizon kullanmanın uzun  dönem rahatsız edici etkilerinden muzdarip alternatif yöntemler arayan bireylerdi.

Ozonlabs Yaşam Bilimleri Şirketi’nin ürettiği ürünlerin prensip olarak temiz kozmetik içerikleri ve bio uyumluluğu yüksek aktifler olmasına dikkat ediliyor. Ancak  bizce şans olan, Glycozone adlı ozonlandırılmış yağın birden fazla ve farklı cilt probleminde rahatlıkla kullanılabiliyor olması. Genel cerrahide kronik yara iyileşmesinde kullanılıyor olması bir diğer avantaj, ancak cilt altındaki enflamasyon yani yangının azaltılmasında ve cildin sakinleştirilmesinde özellikle Acne Rosacea hastaları için tercih edilen bir içerik olması bizi mutlu ediyor.

Öncesi ve sonrası resmini paylaşmış olan Ozonlabs O3RSS Serum kullanıcısı Sayın Elvan Kuipers (www.instagram.com/elvankuipers) günde 1 kez Ozonlabs Probiyotik Köpük uyguladığı cildini bekletmeden durulamış ve kuruladıktan sonra serumu uygulamıştır.

Maksimum 7 gün uygulama sonrasında memnuniyeti nedeniyle paylaştığı fotoğrafı yayınlıyoruz.

ROZASENİN OLUŞUM NEDENLERİ KISACA NELERDİR?

Rozasenin nedeni tam olarak bilinmeyen ancak dermatologlarca bildirilen nedenleri aşağıda belirtilmiştir.

 

1. Genetik yatkınlık

Rozase hastalarının aile bireylerinde rozase olma ihtimali %30-40 oranında değişmekte. Ancak genetik geçiş için halen net bir kanıt da var denemiyor.

 

2. Enfeksiyöz nedenler

Kesin değil ancak en çok neden gösterilen enfeksiyöz ajanlar midede bulunan helikobakter pilori (H pylori) bakterisi ve yüz bölgesindeki demodeks akarları.

 

3. Çevresel faktörler

Ultraviyole radyasyon, yüksek ısı (nadiren aşırı soğuk), baharatlı yiyecekler, alkol ve stres gibi çok sayıda tetikleyici faktör rozase lezyonlarının alevlenmesi için rol oynamakta.

 

4. Psikojenik etmenler

Dönem dönem yanma ve kızarıklık ataklarının hastanın duygu durumundaki değişikliklerden ve stresten sıklıkla etkilendiği bilinmekte. Fakat hala psikolojik stres rozasenin kesin nedeni değil.

 

5. Doğal bağışıklık sistemi

Son dönemlerde derideki doğal bağışıklık sistemindeki dengesizlikten de bahsedilmekte. Yani mikrobiotaya işaret eden bulgulara da kulak asılmalı.

ROZASENİN BELİRTİLERİNİ ARTTIRAN FAKTÖRLER NELERDİR?

  1. Sıcak içecek, kafeinli gıdalar-kahve, çay, kolalı içecekler ve çikolata, baharatlı gıdalar, yemek yapılırken yemeğin buharı, yüze temas eden sıcaklık
  2. Alkol
  3. Sigara
  4. Güneş ışığı, sıcak hava, soğuk hava, nem, rüzgar
  5. Stres
  6. Aşırı egzersiz
  7. Banyo, temizlik ve kişisel bakım ürünleri. Sıcak su ile banyo yapmak ve yüzü tahriş edici temizlik malzemeleri, kolonya kullanımı
  8. İlaçlar (Yüze uzun süreli topikal kortikosteroid / kortizon içerikli ilaçların kullanımı)
  9. Sistemik durumlar (menapoz, şiddetli öksürük ve kabızlık)
Rozase için öneriler,

Yukarıdaki Rozase belirtilerini arttıran faktörlerden kaçının. Özellikle sıcaklıktaki artış ve küresel ısınmanın uzun yaz dönemlerini beraberinde getirmesi nedeniyle gül hastalığına sahip kişiler bu durumdan fazlası ile etkileniyor. Sıcaklık artışının kan basıncı ve yangıyı arttırdığı, mikroorganizmalarda aktivite artışı oluşturduğu düşünülürse, Ozonlabs O3RSS Serum patojenlerle savaşmada iyi bir etkiye sahipken ısıya maruz kaldığınız bir günde cildin sakinleştirilmesi için iyi bir içerik olacaktır.

Roza / Rozase / Gül Hastalığı’nda Ozonlabs Probiyotik Köpük ile günde 1 ya da 2 kez yüzünüzü yıkayabilirsiniz. Durulamayı ılık su ile düzgünce yapın. Kurulama için her seferinde temiz bir havlu kullanın. Ozonlabs O3RSS Serum’dan ihtiyacınıza göre yüzünüze 1 ya da 2 pompa masajla uygulayın.

EK BİLGİLER

Naçizane bir gözlemim de deterjanlar ve yumuşatıcılar üzerine.Alerjik bünyeye sahip kişilerin ve hatta her bireyin çamaşır makinesinde kullanılan deterjanları ve yumuşatıcıları bir kez daha gözden geçirmesi gerekiyor. Sadece roza hastaları da değil dermatit / egzaması olan bireylerin bu tür ürünler arasında bor içerikli Etimatik deterjan kullanmalarını öneriyorum.

http://www.etimatikbor.com/urunler/

Hatırlarsanız önceki yazılarımdan birinde vajinada yanma ve kaşıntı sebepleri üzerine açıklamalarda bulunmuştum. Bu konudan  muzdarip olan kişilerin çamaşır makinesinde iç çamaşırları ile temas eden ve patojen taşıyan çorap gibi giysiler ile bir arada yıkama yapmaları, yüksek kimyasal içerikli deterjan ve yumuşatıcı kullanmaları vajinal kaşıntı ve akıntıların başlıca sebeplerinden biridir şeklinde belirtmiştim.

https://www.balasudundaralp.blog/vajinada-yanma-ve-kasinti/

Özetle tüm cilt problemlerinde kaynağı ne olursa olsun, temiz ve az içerik  barındıran ürünlerin kullanımı, gerekmiyorsa cildi kendi haline bırakmak ve gerekli ürünü doğru bir şekilde uygulamak da önemli. Doğal yaşamdan uzaklaştık ve günde ortalama 105 kimyasala ajana cildimiz yolu ile temas ediyoruz. Ancak fazla temizlemek ya da sürekli ürün kullanmak her zaman sağlıklı ve hijyenik yaşadığımız anlamına da gelmiyor.

Sadelik ve doğal bir yaşam dileğiyle sağlıklı günler.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *